ÂKİF’TEN GÜNÜMÜZE UZANAN İNSAN TASAVVURU
Eposta :

ÂKİF’TEN GÜNÜMÜZE UZANAN İNSAN TASAVVURU

“Rahmetle anılmak, ebediyyet budur amma, sessiz yaşadım, kim beni, nerden bilecektir?” diyerek dünyaya veda eden Âkif, aslında kendinin bu dünyada sıradan bir insanolduğu vurgusuna dikkat çekmiştir. Ancak Âkif günümüzde yetiştirilmesi hedeflenen aklı, kalbi ve zevki selim insanın en büyük örneklerinden biridir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde de ifade edilen bu birey modeli, aslında düşünülenden daha derin anlamları kapsamaktadır. Bu modele göre aklıselim bireyler akıl ve muhakeme yeteneği gelişmiş bireyleri, kalbi selim bireyler dengeli bir duygu dünyasına sahip bireyleri, zevki selim bireyler ise estetik duygusu gelişmiş bireyleri ifade etmektedir.

“Ma’ârif, ma’ârif! Bizim için başka çare yok. Eğer yaşamak istersek her şeyden evvel ma’ârife sarılmalıyız.” (Mehmet Âkif-7 Şubat 1913)

O yıllarda maarif, bugünün millî eğitiminin ifade ettiği anlama karşılık gelmektedir. Bireylerin eğitilmesinin millî eğitim modelinin belirlediği ilkelerden geçtiği ve bu eğitim olmadan bireylerin gelişiminin söz konusu olamayacağı vurgusu yukarıdaki sözüyle dikkat çekmektedir.

Âkif’in insan tasavvurunda öz dinamiklerin dışına çıkılmadan, millî ve manevi değerlere bağlanılması gerektiği unutulmamalıdır. Nitekim bu değerlerin dışına çıkılması, “şîrâzesiz bir mushafın eczâsı” gibi insanları bir yerden başka bir yere savuracaktır. Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifadesinde yer alan bu düşüncesi “Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize,görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel, her şeyden evvel Türkiye’nin istiklaline, kendi benliğine, millî an’anelerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele lüzumu öğretilmelidir.” sözüyle bir bütündür. Bu nedenle günümüz bireylerinin millî ve manevi değerlerine sahip çıkan neferler olması en önemli husustur.

Âkif’e göre maziye takılı kalmak bireyleri geriye iterken, “müstekbeli” düşünmemek de gelişmişliğe engel olmaktadır. Ona göre mazi, geçmiş Türk tarihini, müstekbel ise ulaşılması istenen hedefleri ifade etmektedir. Nitekim bir sözünde “Gözleri mâzîye bakan milletin; Ömrü temâdîsi olur nekbetin. Karşına müstakbeli dikmiş Hudâ. Görmeye, lâkin daha yok niyyetin!” (Safahat-Hâtıralar 2001; s. 285) diyerek geçmişe bağlı kalarak geleceğin hedeflenmesinin önemi üzerinde durmaktadır. Bu nedenle Âkif’in insan tasavvurunda geçmişine sıkı sıkıya bağlı kalarak geleceğe emin adımlarla ilerleyen bireylerin ön planda olduğu görülmektedir.

“Gidelim bir yere, hatta şu bizim Sudan’a; Yeni bir medrese te’sis edelim urbana. Daha üç beş de faziletli mücahit bulalım, Nesli tehzîb ile i’lâ ile meşgul olalım.” (Safahat, Asım, s. 492)

Yukarıdaki mısralarda “tehzib” kelimesi ile eğitime vurgu yapan Mehmet Âkif, insanı yücelten değerler edinmelerine vurgu yapmaktadır. Dünyanın her yerinde kurulacak olan eğitim kurumlarında, faziletli bireyler aracılığıyla eğitim verilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Ona göre eğitimin asıl hedefi, bireyleri erdemli bir şekilde yetiştirebilmeye karşılık gelmektedir. “Tehzib” kelimesinin dışında Mehmet Âkif Ersoy eğitim anlayışında en çok “maarif”, “terbiye” ve “tedip” kelimelerini kullanmıştır. Maarif, okul dışı eğitim ve öğretim kurumlarındaki tüm örgün eğitim faaliyetlerini ifade etmektedir. Nitekim bugün de eğitimin tanımına bakıldığında ailede başlayan, okul ve okul dışındaki tüm etkinlikleri içeren bir anlam taşıması Âkif’in maarif tanımıyla örtüşmektedir. Hz. Peygamber’in de hadisinde yer alan “Beşikten mezara kadar ilmi arayınız.” tavsiyesi Âkif’in maarif tanımına karşılık gelmektedir. Bu nedenle bireylerin doğumundan ölümüne dek eğitimle iç içe olmasının, kendilerini geliştirmelerinin ve donanımlı bir şekilde yetişmelerinin kaçınılmaz olduğu vurgulanmaktadır. Her canlı için geçerli bir kavram olarak ifade edilen “terbiye” ise daha çok görgü anlamına gelmektedir. “Tedîp” ise bir kişinin incelik, kibarlık sahibi olması; iyi bir tutum geliştirebilmesinde kişiye destek olunması anlamına gelmektedir. Söz konusu kavramlar birlikte elealındığında ahlaklı bireylerin topluma kazandırılmasında, bireylerin kendi iradelerinin yanında bir otorite tarafından da kontrol edilerek geliştirilmesine vurgu yapıldığı görülmektedir.

Bu cehâlet yürümez, asra bakın: Asr-ı ulûm! Başlasın terbiyeniz, ailelerden, oğlum. Sade hürriyeti ilan ile bir şey çıkmaz! Fikr-i hürriyeti hazmettiriniz halka biraz! (Safahat, Köse İmam, s. 166)

Mehmet Âkif eğitimin ailede başlayan bir olgu olduğunu desteklemekle birlikte, resmî eğitimin de önemli olduğunu ifade etmektedir. Okulun yanında bireyleri yetiştiren ebeveynlerin de fikren özgür ve ufku geniş olması gerektiğine inanmakta ve halkın da fikir özgürlüğünün olması gerektiğine vurgu yapmaktadır. Bu nedenle eğitimin hayatın her alanında ve sürekli olmasını gerekli görmektedir. “Asım” ismini verdiği Türk gençliğinin ilme her yerde ulaşmasının önemi, gerektiğinde yurt dışına giderek oradaki ilmi memleketi yararına kullanabilmesi üzerinde durmaktadır. Bu gelişimi yabancılaşmadan ve millî kültürünün dışına çıkmadan yapmasının gerekliliği de unutulmamalıdır. Bu düşüncesini şu mısralarla ifade etmektedir:

Heriflerin, hani dünya kadar bedâyi’i var: Ulûmu var, edebiyatı var, sanâyii var.Giden birer avuç olsun getirse memlekete; Döner muhitimiz elbet muhit-i marifete. (Safahat, Fatih Kürsüsünde, s. 326)

Görüldüğü gibi Âkif’in insan tasavvurunun bir gereği olarak bireylerin gelişimi tek bir yönüyle değil, farklı açılardan ele alınarak çok yönlü olarak düşünülmelidir. Onun şairlik yönünün dışında, eğitimci ve aydın bir kişiliği olduğu unutulmamalıdır. Satırlarında hayat bulan insan tasavvurunun da dikkate alınarak tanımladığı “Asım’ın neslini” onun yolunda yetiştirebilmeye gayret göstermeliyiz.

Dr. Özlem AKIN MART

Burdur

Kaynakça

Ersoy, M. A. (1994). Safahat / Orijinal - Sadeleştirilmiş metin – notlar. 1. ve 2., (Haz. Ö. F. Huyugüzel, R. Bağcı ve F. Gökçek). İstanbul: Feza Gazetecilik A.Ş.

Ersoy, M. A. (2001). Safahat. Ankara: Akçağ Yayınları.

Ersoy, M. A. (2013). Safahat. Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı.

Kazıcı, Z., & Ayhan, H. (2010). Talîm ve Terbiye maddesi.

TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 39, s. 516-523.

Millî Eğitim Bakanlığı. (2024). Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Öğretim Programları Ortak Metni. https://tymm. meb.gov.tr/ortak-metin

Turan, M. (2023). Mehmet Âkif Ersoy’un ilme ve maarife bakışı. Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, 24(45), 717-762.