YAŞAM BOYU ÖĞRENME SÜRECİNDE ÜSTBİLİŞ VE ÖĞRENMEYİ ÖĞRENME BECERİSİ
Eposta :

YAŞAM BOYU ÖĞRENME SÜRECİNDE ÜSTBİLİŞ VE ÖĞRENMEYİ ÖĞRENME BECERİSİ

Günümüzde yaşam koşulları son derece hızlı değişmekte, dünün bazı doğruları bugün geçerliliğini yitirmektedir. Aynı durum çok yakında yarın için de geçerli olacaktır. Bugünün doğruları, yarının ihtiyaçlarını karşılamada eksik kalabilir. Özellikle hızla gelişen teknolojiyle birlikte farklı uygulamalardan gelen yoğun bilgi akışıyla karşı karşıyayız. Eskiden aradığımız bilgiye saatlerce sözlük, ansiklopedi ve kitaplar arasında dolaşarak ulaşırken bugün bilgiye erişim yalnızca bir parmağımızın ucunda. Bu durum, bir yandan yaşamımızı kolaylaştırırken diğer yandan hangi bilginin güvenilir ve işe yarar olduğuna karar vermeyi güçleştiriyor. Aynı karmaşayı hem öğretmenler olarak bizler yaşıyoruz hem de öğrencilerimiz yaşıyor.

Hızlı bilgi akışı ve gelişen teknoloji, bilgileri doğru sentezleyebilmemizi, dikkatimizi koruyarak hedefimize yoğunlaşabilmemizi sağlayacak; bizleri yaşam boyu öğrenen bireyler hâline getirecek becerilere olan ihtiyacı arttırıyor. İşte tam bu noktada bir beceri yardımımıza koşuyor: öğrenmeyi öğrenmek.

Öğrenmeyi öğrenme becerisinin özünde bireyin kendisini ve öğrenme sürecini tanıması yatıyor. Bunu yapabilmek için de sahip olması gereken becerilerden biri üstbilişsel farkındalık. Üstbiliş, bireyin “Nasıl öğreniyorum?” sorusuna bilinçli yanıtlar verebilmesidir. Üstbiliş, biliş bilgisi ve biliş düzenleme bileşenlerinden oluşur. Biliş bilgisinde birey kendisini tanır; kullanacağı stratejileri, bunları nasıl, ne zaman ve neden kullanacağını bilir. Bloom taksonomisi çerçevesinde değerlendirildiğinde bu farkındalık, bireyin öğrenme sürecindeki bilişsel basamaklara eşlik eden bir öz değerlendirme ve öğrenmeyi yönlendirme alanı olarak ele alınmaktadır. Biliş düzenlemesi ise bireye öğrenme bakış açısını kontrol etme becerisi kazandıran şu alt süreçleri içerir: planlama, bilgi yönetim stratejileri, kendini izleme, hatalarını düzeltme ve değerlendirme.

Üstbilişsel farkındalık kazanan bir öğrenci ne öğreneceğine ve nasıl öğreneceğine karar verir, hedefini belirler, zorluklarla başa çıkma becerileri geliştirir, öğrenme sürecinin ilerleyişini gözlemler, kullandığı stratejilerin işe yarayıp yaramadığını kontrol eder, duygu durumunu dengelemeye çalışır, yaşadığı süreci, başarı ve hatalarını, öğrendiklerinin uygulanabilirliğini analiz eder ve öğrenme hedeflerine ne kadar ulaştığını değerlendirir.

Öğrencilerimizin bu becerileri kazanarak öğrenmeyi öğrenen bireyler olabilmeleri için biz öğretmenlere büyük sorumluluk düşüyor. Her öğrencimiz, parmak izlerimiz gibi benzersiz. Kimi görerek kimi işiterek kimiyse dokunarak daha iyi öğrenir. Kimi öğrencilerimizin sözel-dil zekâsı ön plandayken, kimilerinin mantıksal-matematiksel zekâsı baskın olabilir. Ayrıca aile ortamları ve yaşam koşulları da birbirinden farklıdır. Önemli olan öğrencilerin bu bireysel farklılıklarının farkına varmalarını sağlamak ve kendi öğrenme süreçlerinin kontrolünü sağlayabilmeleri için okul içinde ve okul dışında çeşitli öğrenme deneyimleriyle onları destekleyebilmektir.

Nasıl öğrendiğini keşfeden bir öğrenci tüm öğrenme süreçlerini buna göre düzenleyebilecektir. Bu beceri hangi okul kademesinde olursa olsun, hatta yaşam boyu öğrenme süreçlerinde dahi öğrencilerimize esneklik, uyum, öz güven ve öz yeterlik kazandıracaktır. Alvin Toffler’ın sözleriyle ifade edecek olursak:
“Geleceğin cahili, okumayan kişi olmayacaktır. Nasıl öğreneceğini bilmeyen kişi olacaktır.”

Yararlanılan Kaynaklar

Boydak, A. (2001). Öğrenme Stilleri. Beyaz Yayınlar.

Flavell, J. H. (1979). Metacognition and cognitive monitoring: A new area of cognitive–developmental inquiry. American Psychologist, 34(10), 906–911

Schraw, G. ve Dennison, R.S. (1994). Assessing metacognitive awareness, Contemporary Educational Psychology, 19,460-475.

Selçioğlu Demirsöz, E. (2014).  Bilişüstü farkındalık ve geliştirilmesi. Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 4(2), 112-123.

Sevgi BEKTAŞ BEDİR-Tokat