ÖğretmenİZ, öğretmenlerimizin değerinin, toplumdaki öneminin ve saygınlığının ön plana çıkarılmasını desteklemek amacıyla hazırlanmış bir dijital platformdur.

İçi içine sığmıyordu. Yerleşmek için tuttukları otel odasında bulunan valizini bile henüz açamamıştı. Gece yaklaşmakta, rüzgâr ayaza çalmaktaydı. Aldırmadı, başını yastığa bile koymak istemedi. Emindi kendinden hem de hiçbir zaman olmadığı kadar emindi. Ani bir hareketle attı kendisini otel odasından dışarı. Daha önceden lazım olur diye kiraladıkları kapıdaki arabaya yöneldi. Tereddüt etmeden araca bindi ve çalıştırdı arabayı. Sonra da yola koyuldu. Yolculuk nereye idi?

Yolculuk, bağrında hasret bıraktığı özüne yani geçmişeydi. Başka bir deyişle yeni bir sabaha idi. Hayallerini süsleyen yere hızla yaklaşıyordu. Yeni bir güne özlemle şahitlik etmekteydi. İşte yaklaşmıştı hayallerine, Nemrut Dağı’na.

Ahmet, Nemrut Dağı’nın eteklerine arabasıyla tırmanırken kalbi deli gibi çarpıyordu. Sevgiliye kavuşurcasına bir arzu kaplamıştı benliğini. Pürdikkat kullandığı arabasıyla dağı tırmanırken bozuk yolları düşünmüyordu bile. Etrafta kimsecikler yoktu. Âdeta in cin top oynuyordu. Arabanın yarım yamalak aydınlattığı yolda önünü zar zor gören Ahmet, arabayı sürmeye devam etti.