ÖğretmenİZ, öğretmenlerimizin değerinin, toplumdaki öneminin ve saygınlığının ön plana çıkarılmasını desteklemek amacıyla hazırlanmış bir dijital platformdur.

Ucu bucağı görünmeyen bir boşluk, bu boşluğa isyan edercesine baş vermiş otlar…  Bir düşteyim. Düşüncelerimin bana en güzel hediyesi mi bu gece? Yürüyorum ayaklarım yalın, tenim buğday, yüreğim serin.

Bir çocuğun rüyasındayım. Alparslan’ın açtığı kapıdan girmiş; kendimi, düşlerimi, sözlerimi, sevinçlerimi, hüzünlerimi, tınıları ve de duyguları hissederek yürüyorum. 1071’de açılan bu kapı hayatımın süzgeci âdeta. Yürüdükçe büyüklüklerimden sıyrılıp özüme dönüyorum.

Âşık oluyorum bu yolda. Yüreğimde alev alev yanan bir ateş kor hâlinde. Biraz dinleniyorum, güneşe bakıyorum. Biliyorum içimi yakan o değil lakin onu suçlamak benim yüreğime bir poyraz gibi esiyor. Âşık oluyorum bu yolda, o tını eşlik ediyor yoluma:

“Soramadım bir çift sözü,
Ay mıydı, gün müydü yüzü?”

Gayrı kalıyorum bu yolda. Özlemi, hasreti nefes gibi dolduruyorum ciğerlerime. Özlemin de vuslat kadar değerli olduğunu öğreniyorum. Vuslata yürürken ayağıma batan dikenlere tamahım yok, sebatım bu uçsuz bucaksız coğrafyanın bana güzel bir hediyesi. Gayrı kalıyorum lakin garip değilim bu yolda. Uçan kuşlara haykırıyorum:

“Telli turnam selam götür,
Sevgilimin diyarına.”